Ceviz antraknozu hastalığı, ceviz ağaçlarının yaprakçık, meyve, genç sürgün ve yaprak saplarında meyve yaprak ve sürgünlerinde lekeler oluşturarak önemli zarara neden olmaktadır.
Hastalığın şiddetli olduğu durumlarda yaprak ve meyve dökülmesi söz konusu olabilmektedir ve nadiren ağaç ölümleri görülebilir.


Mücadele Yöntemleri
Kültürel Önlemler:
Yere dökülmüş yapraklar sonbaharda toplanıp yakılmalı veya gömülmelidir. Üzerinde hastalığın lekeleri ve derince yaraları bulunan önceki yıllara ait dallar da budanıp uzaklaştırılmalıdır.
Kimyasal Mücadele:
Birinci İlaçlama: Tomurcukların yeni patlamaya başladığı, yaprakçıkların kedi kulağı olduğu dönemde,
İkinci İlaçlama: Yapraklardaki, yaprakçıkların yarı büyüklüğünü aldığı dönemde,
Üçüncü İlaçlama: Meyvelerin fındık büyüklüğünü aldığı dönemde yapılır.
Dördüncü ve diğer ilaçlamalar: Yağışlı geçen yerlerde kullanılan fungisitin etki süresi dikkate alınarak enfeksiyon koşulları devam ettiği sürece tekrarlanır.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
CEVİZDE BAKTERİYEL YANIKLIK (XHANTHOMONAS ARBORİCOLA PV. JUGLANDİS)
Cevizde bakteriyel yanıklık hastalığı, çiçeklerde, yapraklarda, sürgünlerde, meyvelerde görülmektedir.
Hastalığın ilk belirtileri erkek ve dişi çiçeklerde görülür. Enfektelenen çiçekler bütünüyle kararır ve kurur.
Etmen yapraklarda küçük bir nokta boyutundan damarlarla sınırlı 2-3 mm'lik köşeli lekelere kadar değişik boyutlarda görülebilir. Bu lekeler yaprak yüzeyini tamamen kaplayarak yaprakta şekil bozukluklarına ve deformasyonlara neden olmaktadır.
Genç sürgünler, hastalıktan daha çok etkilenmektedir. Bazen sürgün uçlarının öldüğü görülür. Sürgünü saran bu lezyonlar yüzeysel olabildikleri gibi, öze kadar ulaşarak kanser belirtisi de oluşturabilirler .
Meyveler ise ilk oluşmaya başladıkları dönemde oldukça duyarlıdır. Meyve yüzeyinde küçük, başlangıçta yağ yeşili, daha sonra siyahlaşan, hafif çökük lekeler görülür .Zamanla bu lekeler yaygınlaşarak çürüklere neden olurlar.
Mücadele Yöntemleri
Kültürel Önlemler:
Hastalıklı dallar ve sürgünler kesilerek imha edilmelidir.
Yaprak ve toprak analizleri sonuçlarına göre gübreleme yapılmalı, fazla azotlu gübrelemeden kaçınılmalıdır.
Budama alet ve ekipmanları %10’luk sodyum hipoklorit’e (çamaşır suyu) daldırılarak dezenfekte edilmelidir
Hava sirkülasyonunu sağlayacak şekilde budama yapılmalıdır.
Kimyasal Mücadele:
İlk ilaçlamalara yaprak tomurcuklarının patlama döneminde başlanır ve kullanılan ilacın etki süresi göz önünde bulundurularak enfeksiyon koşulları ortadan kalkıncaya kadar devam edilir.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
ELMA İÇ KURDU (CYDİA POMONELLA)
Tanımı ve Yaşayışı
Ergin gri renkli yaklaşık 10mm uzunluğunda, her iki kanat ucunda üçgen şeklinde çikolata renginde leke bulunur.
Yumurta 1-1,2 mm çapında oval şekilde, başlangıçta süt beyazı renginde ve mumumsu görünümdedir. Yumurta geliştikçe orta kısmında kırmızımsı bir halka görülür, açılmadan hemen önce ise gelişmiş larva açıklıkla izlenebilir.
Gelişimini tamamlayıp elmayı terk eden olgun larva 15-20 mm uzunluğunda beyazımsı pembe görünümündedir.
Erginin yumurta bırakması için akşam alacakaranlık sıcaklığının üst üste iki gün 15°C'nin üzerinde olması gerekmektedir.
Zarar Şekli
Doğrudan meyvede zarar yapan larvalar, meyveleri delerek içlerinde galeriler açmakta, etli kısmını ve çekirdek evini yiyerek pislikler bırakmaktadır.


Mücadele Yöntemleri
Kültürel Önlemler:
Ağaçların altına dökülen meyveler toplanıp uzaklaştırılmalıdır.
Kimyasal Mücadele:
Elma İç Kurdu mücadelesinde hedef, her döle ait larva çıkışı süresince ağaçları ilaçlı bulundurarak yumurtadan çıkan larvaları meyve içine girmeden önce öldürmektir. Bunun için kışlayan ve yazlık döllerin ergin çıkış ve uçuş süresi ile yumurtaların bırakılması ve açılışların izlenmesi gerekir. Bunların kesin olarak saptanması için cinsel çekici tuzaklar, etkili sıcaklıklar toplamı, 500 (25x20) meyve kontrolü ve tuzak bant yöntemlerinden yararlanılır. Bu yöntemlerden elde edilen veriler esas alınarak Elma içkurduna karşı birinci döle 20 gün aralıkla, ikinci döle karşı ise 1 olmak üzere toplam 3 ilaçlama yapılmakta ve genellikle bu uygulama yeterli olmaktadır.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
CEVİZ YAPRAK GAL AKARI (ACERİA AVANENSİS)
Ceviz yaprak gal akarı genellikle yaprağın alt ve üst yüzeyinde siğil şeklinde küçük galler oluşturur ve yoğun popülasyonlarda meyvede de benzer şekilde zarar yapar.
Önce açık yeşilimtırak olan gal ve kabartıların rengi giderek kızarır, kahverengileşir ve siyahlaşır. Yoğun bulaşmalarda yapraklar erken dökülür, meyvenin şekli bozulur.
Ceviz yetiştiriciliği yapılan tüm bölgelerimizde bu türlerin zararına rastlanmaktadır.

Mücadele Yöntemleri
Kültürel Önlemler:
Bulaşık sürgünler budanmalı ve budama artıkları ile birlikte sonbaharda yere dökülen yapraklar toplanarak imha edilmelidir.
Bahçe içi ve çevresindeki yabancı ot mücadelesi düzenli olarak yapılmalıdır.
Kimyasal Mücadele:
Daha önceki yıllarda bulaşık olduğu bilinen bahçelerde, ilkbaharda yaprak ve sürgünler kontrol edilerek, zararlının oluşturduğu galler aranır ve yapraklarda zarar belirtisi görüldüğünde ilaçlama yapılır.
Ancak, bulaşmanın yoğun görüldüğü bahçelerde uygun ilaçlama zamanı; ilkbaharda kışlaklardan çıkan erginlerin yapraklara (Nisan-Mayıs) ve sonbaharda da tekrar kışlaklara göç ettikleri (Ekim-Kasım) dönemdir.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
SERT ÇEKİRDEKLİ MEYVE AĞAÇLARINDA BAKTERİYEL KANSER VE ZAMKLANMA
Hastalık Belirtisi
Bakteriler kanserlerin kenarlarındaki kabuk dokusunda kışı geçirir.
İlkbaharda bakteri bu kanserlerde çoğalmaya başlar ve yağmurla çiçek ve genç yapraklara yayılır.
Gözlerdeki çatlaklardan ve budama yerlerindeki yaralardan bitkiye girer.
Yapraklarda küçük, yağ yeşili, sarımtırak haleli, zamanla morumsu kahverengi renk alan lekeler oluşur. Bu lekeler zamanla kurur ve düşer. Yapraklar saçma ile delinmiş bir görünüm alır.
Kanserli dalların uç kısımlarındaki yapraklar ilkbahar sonları ve yaz aylarında solgunlaşıp, ölebilir.
Hastalıklı çiçekler solar, kahverengi renk alır ve dalda asılı kalır.
Hastalıklı tomurcuklar kahverengileşerek kurur.
İnce dallar ve sürgünlerde yanıklık, kabukta esmer, çökük lekeler görülür ve fazla sayıdaki lekeler dalın kurumasına yol açar.
Ana dallar ve gövde üzerinde kanserler oluşur. İlkbaharda kanserler hızla ilerler. Kanserli dokuların yüzeyi ıslak ve yanık görünümlüdür. Bu bölgelerden zamk çıkışı gözlenir.
Meyvelerde küçük, hafifçe çökük kahverengi lekeler oluşabilir.

Mücadele Yöntemleri:
Kültürel Önlemler
Fidan üretiminde sağlıklı çöğür ve gözler kullanılmalıdır.
Ağır hasta ağaçlar sökülüp yakılmalıdır.
Ağaçlar üzerindeki kurumuş veya belirti bulunan dallar ve gövde üzerinde bulunan kanserler sonbaharda ilaçlamadan önce kesilerek yakılmalıdır.
Budamada kullanılan aletler her seferinde %10'luk çamaşır suyuna daldırılarak dezenfekte edilmelidir.
Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
MEYVE AĞAÇLARINDA ARMİLLARİA KÖK ÇÜRÜKLÜĞÜ HASTALIĞI
Hastalık Belirtisi
Hastalık, orman ve meyve ağaçlarının köklerinde çürüklük yaparak ağaçların ölümüne neden olur.
Hastalığa yakalanan ağaçlarda sürgün oluşumu azalır, yapraklar sararır ve dökülür.
Sürgün ve dallar kurumaya ve ölmeye başlar, sonunda ağaçlar tamamen kurur.
Bu belirtilerin oluşumu ve ağaçların ölümü 4 yıllık süreyi gerektirir ancak şiddetli hastalıklarda bu süre 1-2 yıldır.
Hastalığa yakalanmış ağaçların kökleri incelendiğinde ikinci köklerden başlayarak kök boğazına kadar kabuk dokusu ile odun dokusu arasında beyaz bir tabakanın oluştuğu görülür.
Hastalığın başlangıcında odun dokusu açık kahverengidir, daha sonra sarımtırak veya beyaz süngerimsi dokuya dönüşür.

Mücadele Yöntemleri:
Kültürel Önlemler
Kuruyan ağaçlar bahçeden sökülerek imha edilmeli ve yerlerinde kireç söndürülmelidir,
Hatalık bahçenin belli kesimlerinde ise hastalığın sağlam ağaçlara bulaşmaması için hasta olan ağaçların etrafına 60 cm derinlik ve 30 cm genişlikte hendekler açılmalıdır,
Çevre bahçelerde hastalığın bulunduğu durumlarda sel sularının getireceği hastalıklı parçaların girişini önlemek için bahçenin çevresine 60-70 cm derinlikte hendekler açılmalıdır,
Ağaçlar sağlam ve sağlıklı yetiştirilmeli, bunun için tekniğin gerektirdiği önlemler alınmalıdır,
Orman alanlarının kesimiyle elde edilen boş araziye hemen meyve bahçesi kurulmamalı, toprak 2-3 yıl boş bırakılmalıdır,
Sonbaharın ilk yağmurlarından sonra oluşan etmenin şapkaları ve oluştukları yerdeki kök parçaları imha edilmelidir,
Ağaçlar derin dikilmemeli, aşırı sulanmamalısına dikkat edilmelidir.
Kimyasal Mücadele İlaçlama Zamanları
İlaçlamalara hastalık görüldüğünde başlanır.
Hastalık yeni başlamış ise,hasta kökleri kesilip hasta kısımlar kazındıktan sonra bu yerlere %5'lik Bordo bulamacı veya %2'lik Göztaşı ilaçlarından biri fırça ile sürülür, ilaç kuruduktan sonra üzeri aşı macunu veya 750 gram Ardıç katranı +250 gram Göztaşı karışımı ile kapatılmalıdır.
Kökler tamamen hasta ise, ince köklere kadar sökülerek kendi çukurunda yakılır, yerine sönmemiş kireç dökülerek kapatılır.
Hasta bahçedeki sağlamları korumak için sonbaharda veya ilkbahara girerken ağaçların taç izdüşümleri %5'lik Karaboya %2'lik Göztaşı m2 10 litre ilaçlı su ile ilaçlanmalıdır
Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/İlçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
KÖK URU
Hastalık Belirtisi
Hastalık bitkiye köklerdeki yaralardan kolaylıkla girer ve ur (tümör) oluşturur. Bu yaralanmalar, böcekler, nematodlar tarafından ya da don zararı, mekanik işlemler vb nedenlerle olabilir. Etmen toprakta uzun süre canlılığını sürdürebilir ve bulaşık fidan ve toprakla yayılmaktadır.
Bakteri toprakta uzun süre canlılığını sürdürebilir ve bulaşık fidan ve toprakla yayılmaktadır.
Hastalık etmeni meyve ağaçları ile bazı orman ve park ağaçlarının kök boğazlarında ur oluşturur.
Hastalık belirtilerinin esas görüldüğü yer ağaçların kök boğazı olmasına karşın ender olarak kök ve ağacın toprak üstü bölümünde de görülür. İnce ve derinde yer alan köklerde görülmez.
Kök boğazında bulunan parankima hücrelerinin aşırı çoğalmasıyla öncelikle küçük, krem rengi urlar oluşur. Bu urların yüzeyi düzgün ve yumuşaktır.
Urlar büyüdükçe dış yüzeyleri kurur, esmerleşir ve pürüzlü bir görünüm alır.
Hastalığa şiddetli yakalanan fidanlar iyi gelişemezler. Genç ağaçlar kısa sürede kurur ve yaşlı ağaçlarda az ve kalitesiz meyve verirler.

Mücadele Yöntemleri
Kültürel Önlemler
Ağır ve nemli topraklara fidanlık veya meyve bahçesi kurulmamalıdır.
Fidanlık veya meyve bahçesi kurarken toprağın bu bakteriyle bulaşık olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Toprak altı zararlılarıyla mücadele edilmelidir.
Bakteri yara yerlerinden bitkiye giriş yaptığından aşı kalem uyumuna dikkat edilmeli ve aşı yerleri macunla kapatılmalıdır.
Kanserli ağaçlar sökülerek yok edilmeli ve çukur çevresine 40 cm. derinlik ve 20 cm. genişliğinde tecrit çukuru açılmalı ve içi sönmemiş kireçle doldurulmalıdır.
Kimyasal Mücadele
Meyve ağaçlarında kök kanserine karşı yazın birer hafta ile yapılacak olan iki uygulamayla urların yayılması bir ölçüde engellenebilecektir. Bunun için urlar bıçakla iyice temizlendikten sonra yara yerine % 5 oranında göztaşı eriyiği ve kuruduktan sonra da nebati katranın fırça ile sürülmesi gerekmektedir. Bu işlem tamamlandıktan sonra kök ve kök boğazı toprakla kapatılmalıdır.
Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
AĞAÇ SARIKURDU
Tanımı ve Yaşayışı
Erginlerin beyaz renkli kanatlarının üzeri çok sayıda lacivert noktacıklıdır.
Larvalar gençken pembe renkli ve üzerindeki noktalar da çok az belirgindir.
Kışı ağaçların gövde ve dallarında açtıkları galeriler içerisinde, larva döneminde geçirirler.
Zarar Şekli
Larvalar ağaçların gövde ve dallarında galeriler açarak beslenirler.
Fidan ve ağaçların gövde ve dallarında galeriler açarak ağacın zayıflama-sına ve rüzgârın etkisiyle kırılmasına neden olurlar.
Fidan ve ağacın ölümü için gövdeye yerleşen bir tek larva bile yeterlidir.

Mücadele Yöntemleri
Kültürel Önlemler
Ağaç zamanında budanarak enfekteli dallar kesilip uzaklaştırılmalıdır.
Düşük yoğunluklarda larva giriş deliklerine sokulacak uygun kalınlıkta tel ile larva öldürülebilir ve delik ağzı da aşı macunu ile kapatılabilir.
Kimyasal Mücadele
İlaçlama zamanını tespit için, sonbaharda yaprak dökümünden sonra gövde ve dallar incelenerek zararlının giriş yerleri araştırılmalıdır. Larvaların açtıkları galerilerin ağzında biriken sarımsı renkteki talaş yığınları bu giriş yerlerinin kolayca tanınmasını sağlar. Az veya çok bulaşık olduğu görülen her ağaçta mücadele yapılmalıdır.
Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
AMERİKAN BEYAZKELEBEĞİ
Tanımı ve Yaşayışı
Kelebek beyaz rekli olup, bazı bireylerde üst kanatlarda siyah lekeler vardır.
Kışı pupa halinde geçirir.
Mayıs ayının ilk haftasında erginler çıkar.
Yumurtalarını yapraklara bırakır.
Larvası siyah renkli olup, üzerinde turuncu renkli benekler ve bu beneklerden çıkan kıllar bulunur.
Zarar Şekli
Yumurta kümelerinden çıkan larvalar yaprağın alt yüzeyinde ağ örerek diğer yaprakları da birleştirirler.
Larvalar sadece yaprak damarları kalacak şekilde beslenirler. Ayrıca olgunlaşmaya başlayan meyveleri de yiyerek zarar yaparlar.

Mücadele Yöntemleri
Mekanik Mücadele
Kısa gövdeli ağaçlara bırakılan yumurta paketleri toplanıp imha edilmelidir.
Haziran ve ağustos aylarında bulaşık ağaçlar üzerindeki ağ içinde bulunan larva kümeleri kesilip imha edilmelidir.
Haziran ve ağustos aylarında zararlı ile bulaşık ağaçlarda oluklu karton şerit (tuzak bant), saman ve otlardan yapılmış kuşaklar (50-60 cm uzunluğunda ve 10 cm eninde) ağaçların gövdelerinde bir veya iki yerde iple bağlanmalıdır. Bu kuşaklar pupa olmak için toplanan larvalarla birlikte imha edilmelidir.
Kimyasal Mücadele:
İlaçlı mücadele Haziran veya ağustos aylarında larvalar epidermis arasından çıkıp ağlarını örmeye başladıkları zamanveya yumurta kümelerindeki bütün yumurtalar açıldığında başlamalıdır.
Vejetasyon süresince bir ağaç bile bulaşık olsa ilaçlama zorunlu olarak yapılmalıdır.
Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
YAPRAKBÜKENLER
Tanımı ve Yaşayışı
Yaprakbüken ergininin kanat açıklığı 18-22 mm olup, rengi açık zeytin ile kahverengi arasında değişmektedir.
Yumurtalar önce cam veya su yeşili renkte olup daha sonra ağaç kabuğu rengini alır ve paket halinde bırakılır. Bir pakette ortalama 60 adet yumurta bulunur.
Larvanın vücudu sarı - yeşil, koyu yeşil renkte başı ise kahverengi siyah renklidir. Larvalara dokunulduğu zaman salgıladıkları iplikçik ile aşağı doğru sarkarlar.
Zarar Şekli:
Yumurtadan çıkan larvalar yeni sürgünlerin ucunu, gözleri ve çiçeklerin erkek ve dişi organlarını yiyerek zarar yaparlar.
Yaprakları ipeksi ağlarla birbirine bağlayıp buket haline getirirler ve tek yaprağı orta damar boyunca puro gibi sararlar.

Mücadele Yöntemleri
Kültürel Önlemler
Erken ilkbahar, sonbahar ve kış aylarında, gövde ve kalın dallardaki yumurta paketleri ezilerek yok edilmeli, parazitlenmiş (siyah) yumurtaların ezilmemesine dikkat edilmelidir.
Biyoteknik Mücadele
Ağaç başına 5-6 adet yumurta paketi bulunan bahçelerde kelebek çıkışından 1 hafta sonra her ağaca 1 adet besi tuzağı asılarak kitlesel tuzaklama yapılmalıdır.
Kimyasal Mücadele
Ağaç başına ortalama 5 adetten fazla yumurta paketi bulunan ve erken ilkbaharda çiçek ve yaprak buketlerinin %5'den fazlası larva ile bulaşıksa Kimyasal Mücadele yapılır. İlaçlama elmada pembe tomurcuk; kiraz ve armut ağaçlarında ise çiçek taç yapraklarının dörtte üçü döküldüğünde yapılır.
Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
ARMUT KAPLANI
Tanımı ve Yaşayışı
Ön kanatları arı peteği gibi desenli olup, uçları ve ortası duman rengindedir.Kışı ergin halde genelde ağaç kabukları altında ve kurumuş yapraklar altında geçirirler.Yumurtalarını yaprak epidermisi altına bırakır ve üzerini zift gibi yapışkan bir sıvı ile örterler.
Zarar Şekli
Zararlı yaprak öz suyunu emerek yapraktaki klorofili yok eder ve yaprak yüzeyinde sarımsı beyaz lekelere neden olurlar. Yoğunluğun yüksek olduğu durumlarda ağaçlar iyi gelişemez, sürgünler tam ol- gunlaşamaz,meyveler küçük ve kalitesiz olur.

Mücadele Yöntemleri
Kimyasal Mücadele
Zararlının yoğunluğunu saptamak için Nisan ayından itibaren bahçenin çeşitli yerlerinde 10 ağaçta sayımlar yapılır. Ağacın 4 yönünden bir dal ve her daldan 3'er yaprak toplanır. Yaprak başına ortalama 0,5-1 adet ergin düşerse mücadeleye karar verilir.
İkinci ilaçlamaya haziran ayında bir sayım yapılarak karar verilir.
Elma ağ kurdu ve elma içkurdu mücadelesi yapılıyorsa, ayrıca armut kaplanına karşı ilaçlama gerekmeyebilir.
Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
DUT KABUKLUBİTİ
Tanımı ve Yaşayışı
Dişi kabuğu 2.0-2.5 mm çapında, dairemsi dış bükey ve kirli beyaz renklidir.
Birinci ve ikinci larva gömlekleri dıştan belirgin olup çoğunlukla kabuğun bir kenarında bulunur.
Kabuk altında bulunan dişi, armut biçiminde ve turuncu sarı renktedir.
Kışı döllenmiş dişi durumunda geçirir. Kış sonunda sıcaklığın artışı ile birlikte gelişir, irileşir.
İlk larva çıkışları bölgelere göre değişmekle beraber nisandan hazirana kadar görülür.
İkinci döl, sıcak bölgelerde temmuzun ilk haftasında, diğer bölgelerde ise temmuz ortalarına doğru ve daha geç görülür.
Zarar Şekli
Zararlı, sıvama halde bulunduğu dalların,
daha sonra da ağacın tümünün kurumasına yol açar.
Şeftali ve nektarin ağaçları, Dut kabuklubiti zararına karşı çok duyar- lıdır.
Larvaları bazen nektarin meyvelerine geçerek kırmızı lekeler oluşturur ve meyvenin satış değerini düşürür.

Mücadele Yöntemleri
Mekanik Mücadele
Kışın ağaçlar üzerinde kolayca seçilen Dut kabuklubiti budama sırasında sert fırçalar kullanılarak iyice temizlenir. Ancak gözlerin zarar görmemesine dikkat etmelidir. Özellikle küçük bahçelerde öncelikle baş-vurulacak bir yöntem olmalıdır.
Kimyasal Mücadele:
Zararlının bulunması mücadele yapılmasını gerektirir. Büyük bahçelerde yüksek yoğunlukta (sıvama) kış mücadelesine başvurulur. Yaz mücadelesi birinci veya ikinci döllere karşı uygulanır. Ancak ikinci dölde, bazı şeftali çeşitlerinin hasat dönemine gelmiş olması göz önünde bulundurulmalıdır.
İlaçlamalara ilk larva çıkışında başlanır ve ilacın etki süresi dikkate alınarak ikinci ilaçlama yapılır.
Dutlarda yaz ilaçlaması sadece ikinci döle karşı yapılmalı, birinci döle karşı ilaçlama yapılmamalıdır.
Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.